back something - Türkisch Englisch Wörterbuch

back something

Bedeutungen, die der Begriff "back something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put something back to v. tarihini öne almak (toplantı/randevu vb)
cut something back v. budamak
know something like the back of one's hand v. adı gibi bilmek
do something behind someone's back v. arkasından iş çevirmek
put something back v. geri almak
put something back v. bir şeyi geciktirmek
do something behind one's back v. birinden gizli yapmak
choke something back v. zapt etmek
set somebody back something v. mal olmak
keep something on the back burner v. sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
keep something on the back burner v. daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
put something back to v. saatini öne almak (toplantı/randevu vb)
cut something back v. kesinti yapmak
do something behind someone's back v. arkadan iş çevirmek
put something back v. yerine koymak
set something back v. bir şeyi aksatmak
cut something back v. kısmak
set something back v. bir işi (bir süre için) geciktirmek
put something back v. bir şeyi eski yerine koymak
set something back v. bir şeyi engellemek
hold something back v. zapt etmek
cut back on something v. kesinti yapmak
bring (something) back v. yerine getirmek
say something behind one's back v. arkasından konuşmak
say something behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
scale something back v. boyutunu küçültmek
scale something back v. sayısını azaltmak
scale something back v. ebadını küçültmek
put something back where it belongs v. ait olduğu yere geri bırakmak
put something back where it belongs v. aldığı yere geri koymak
fling something back v. bir şeyi tekrar atmak/fırlatmak
hand something back to someone v. birine bir şeyi elden geri vermek
take something back v. götürmek (geriye)
Phrasals
beat something back v. yenmek
beat something back v. bastırmak
beat something back v. geri püskürtmek
cast something back some place v. bir şeyi bir yere geri atmak
throw something back somewhere v. bir şeyi bir yere geri atmak
carry something back v. geri götürmek
change something back v. eski haline getirmek
change something back v. eksi haline döndürmek
chop something back v. budamak
buy something back (from someone) v. tekrar almak
buy something back (from someone) v. geri satın almak
buy something back (from someone) v. yeniden satın almak
push (something) back v. ileri bir tarihe ertelemek
help someone back to something v. birinin bir yere dönmesine yardımcı olmak
pull something back from someone v. bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
lease something back v. (satılan bir şeyi/bir şeyi satıp) geri kiralamak
nail something back v. bir şeyi yerine/yeniden çivilemek
back-order something v. (müşteri için) yenisini sipariş etmek
peel something back (from something) v. (yorganı vb) kaldırıp çıkarmak
pin something back v. iğne ile tekrar tutturmak
pinch something back v. (bitkiyi) budamak
place something back v. bir şeyi yerine koymak
place something back v. bir şeyi geriye koymak/çekmek
plow something back v. para/kar/geliri bir şeye (yatırım vb) geri yatırmak
plow something back into something v. para/kar/geliri bir şeye (yatırım vb) geri yatırmak
pop back (for something) v. bir süreliğine geri dönmek
pour something back (in) v. (bir sıvıyı vb) (bir şeyin içine) tekrar/geri dökmek
pour something back into something v. (bir sıvıyı vb) (bir şeyin içine) tekrar/geri dökmek
pull back (from something) v. (tehdit vb) geri adım atmak
reach back into something v. (geçmişe vb) gitmek/dayanmak
read something back (to someone) v. bir şeyi birine tekrar okumak
reflect back on something v. geçmişi düşünmek/hatırlamak
reflect back upon something v. geçmişi düşünmek/hatırlamak
roll back something v. eski haline getirmek
roll something back v. eski haline getirmek
run back over something v. (geriye dönüp) bir şeyin üzerinden geçmek
see someone back (to something) v. birine (bir yere dönüşünde) refakat etmek
send someone back for something v. birini bir şey için geri yollamak/göndermek
set something back v. geriye koymak/çekmek
set something back from (something else) v. geriye koymak/çekmek
sink back into something v. (koltuğa/sedire vs.) gömülmek/uzanmak
stay back (from something) v. bir şeye yaklaşmamak/ondan geri durmak
sweep something back v. geriye/arkaya taramak
pull something back v. geriye doğru çekmek
slip something back v. (sessizce) yerine koymak/geri vermek
slip something back v. geriye doğru çekmek
throw something back to someone v. birine bir şeyi geri atmak
throw something back to someone v. bir sorunu birine iade etmek
toss something back and forth v. ağız dalaşına girmek
tilt something back v. (koltuğu vb) geriye yaslamak
cut back to someone or something v. çekime geri dönmek
cut back to someone or something v. film veya televizyonda bir sahneye geri dönmek
drive someone back on something v. birini bir kaynağı/birikimi kullanmak zorunda bırakmak/kullanmaya itmek
drive (one) back on (something) v. (birini bir şeyi/kaynağı) kullanmak zorunda bırakmak
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde sürüklenerek bir yere yaklaşmak
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde yavaşça (birine/bir şeye doğru) sürüklenmek
drive (one) back on (something) v. (birini bir şeyi/kaynağı) kullanmaya itmek
drive (one) back on (something) v. cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak
drive someone back on something v. cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak
fade back (into something) v. belli bir alana geri dönmek/gitmek
feed (something) back into (something) v. (bir şeyi bir şeyin içine) geri sokmak
feed (something) back into (something) v. (bir şeyi) makineye geri yedirmek
feed (something) back into (something) v. (bir şeyi) bir makineye geri sokmak
throw (something) back and forth v. fikirler ortaya atmak
throw (something) back and forth v. atışmak
throw (something) back and forth v. tartışmak
throw (something) back and forth v. fikir alışverişi yapmak
throw (something) back and forth v. laf dalaşına girmek
throw (something) back and forth v. (bir şeyi) karşılıklı atıp tutmak
throw (something) back and forth v. söz dalaşına girmek
throw (something) back and forth v. beyin fırtınası yapmak
throw (something) back and forth v. (bir şeyi) birbirine atmak
throw (something) back and forth v. ağız dalaşına girmek
throw (something) back and forth v. birbirine atıp tutmak
throw (something) back and forth v. (bir şeyi) birbirine atıp tutmak
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle dönüş yapmak
get someone or something back v. birini/bir şeyi geri kurtarmak
get back (to someone) (on something) v. sonradan (biriyle) konuşmaya devam etmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönüş yapmak
get someone or something back v. birini/bir şeyi geri almak
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle geri dönmek
throw something back at someone v. bir sorunu tekrar birinin omzuna yüklemek
throw something back at someone v. bir problemi birine geri paslamak
back over (someone or something) v. arka arka giderken (birini veya bir şeyi) ezmek
back over (someone or something) v. geriye doğru giderken (birinin veya bir şeyin) üstüne çıkmak
back out (of something) v. (seçimlerden, kampanyadan) çekilmek
lash back (at someone or something) v. evlenip çocuk sahibi olmayı kadının görevi olarak görmek
back out (of something) v. (evlenmekten, nişanlanmaktan) vazgeçmek/caymak
lash back (at someone or something) v. istemediği bir cinsel ilişkiye güzel şeyler hayal ederek katlanmak
back out (of something) v. sözünden dönmek
back into (someone or something) v. arka arka manevra yapmak
back over (someone or something) v. geri geri giderken (birinin veya bir şeyin) üstünden geçmek
lash back (at someone or something) v. yatıp vatanı için yaptığını düşünmek
lash back (at someone or something) v. istemediği bir işe güzel şeyler hayal ederek katlanmak
lash back (at someone or something) v. dişinin doldurulmasına başka şeyler düşünerek dayanmak
back into (someone or something) v. arka arka giderken (birine veya bir şeye) çarpmak
back into (someone or something) v. arabayı, aracı geriye doğru sürerek (bir yere) girmek
cut back to (someone or something) v. (birinin veya bir olayın yer aldığı) sahneye geri dönmek
back into (someone or something) v. geriye doğru giderken (birine veya bir şeye) vurmak
back out (of something) v. kararını değiştirmek
refer back to (someone or something) v. önceye ait bir bilgiyi dönüp incelemek
wave someone back (from something) v. (birini bir yerden) uzaklaştırmak için eliyle işaret etmek
reel back (from something) v. (bir haber nedeniyle) aklı durmak
refer back to (someone or something) v. (birini) tekrar (birine) yönlendirmek
refer back to (someone or something) v. (bir konuyu incelenmesi/karar verilmesi için birine) yeniden yöneltmek
wave someone back (from something) v. eliyle geri gidin işareti yapmak
refer back to (someone or something) v. (bir şeyi incelenmesi/karar verilmesi için birine) geri göndermek
reel back (from something) v. (bir haberden) şaşkına dönmek
reel back (from something) v. (aldığı darbe nedeniyle) geriye doğru sendelemek
refer back to (someone or something) v. (birine) bir daha danışmak
reel back (from something) v. (bir habere) çok şaşırmak
reel back (from something) v. (yediği yumruk yüzünden) dengesini kaybetmek
reel back (from something) v. (bir haber nedeniyle) beyninden vurulmuşa dönmek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeyle ilinti kurmak
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeye gönderme yapmak